jules_bordet_1919

Jules Bordet: Kompleman Fiksasyonu ve Bağışıklık Mekanizmalarını Aydınlatan Bilim İnsanı (1919)

1919 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, kompleman fiksasyonu fenomenini keşfederek serolojik tanı yöntemlerinin temellerini atan Belçikalı immünolog Jules Bordet'ye verildi. Bordet'nin çalışmaları, enfeksiyon hastalıklarının laboratuvar tanısında devrim yarattı.

2 Haziran 2022
Dr. Emre Gecer
6 dk okuma

Nobel Bilgi Kartı

  • Ödül Yılı: 1919
  • Alan: Fizyoloji veya Tıp
  • Ödül Gerekçesi: Bağışıklıkla ilgili keşifleri nedeniyle.
  • Doğum: 13 Haziran 1870, Soignies, Belçika
  • Ölüm: 6 Nisan 1961, Brüksel, Belçika
  • Uyruk: Belçikalı
  • Kurum: Brüksel Pasteur Enstitüsü

Hayatı ve Eğitimi

Jules Jean Baptiste Vincent Bordet, 13 Haziran 1870'te Belçika'nın Soignies kentinde dünyaya geldi. Babası Charles-Henri Bordet, bir okul öğretmeniydi. Annesi Célestine Vandenabeele ise mütevazı bir aileye mensuptu. Genç Jules, ailesiyle birlikte Brüksel'e taşındığında, başkentin canlı entelektüel ortamı onun bilimsel merakını uyandırdı. Brüksel'deki Athénée Royal'de lise eğitimini tamamlayan Bordet, erken yaşlardan itibaren doğa bilimlerine güçlü bir ilgi gösteriyordu.

1886'da Brüksel Özgür Üniversitesi (Université Libre de Bruxelles) Tıp Fakültesi'ne kaydolan Bordet, tıp eğitimi sırasında mikrobiyoloji ve immünolojiye özel bir ilgi duydu. 1892'de henüz yirmi iki yaşındayken tıp doktorluğu derecesini aldı. Belçika hükümetinden aldığı bir bursla Paris'teki Pasteur Enstitüsü'ne gitti ve burada Ilya Mechnikov'un laboratuvarına katıldı. Mechnikov, o dönemde fagositoz teorisi üzerine yoğun çalışmalar yapıyordu ve Bordet'nin bilimsel formasyonunda belirleyici bir rol oynadı.

Bordet, Pasteur Enstitüsü'nde yedi yıl (1894-1901) geçirdi ve bu süre içinde immünoloji alanındaki en önemli keşiflerini gerçekleştirdi. Paris'teki yıllar, Bordet'nin bilimsel kimliğinin şekillendiği dönemdi. Mechnikov'un hücresel bağışıklık yaklaşımından etkilenmekle birlikte, Bordet kendi araştırmalarını humoral (sıvısal) bağışıklık mekanizmalarına yöneltti. Bu tercih, Bordet'yi Ehrlich'in Alman okulu ile Mechnikov'un Fransız okulu arasında benzersiz bir konuma taşıdı.

1901'de Bordet, Brüksel'e dönerek Brabant ilinde yeni kurulan Pasteur Enstitüsü'nün müdürlüğüne atandı. Bu enstitü, Bordet'nin yaşamının geri kalanında bilimsel faaliyetlerinin merkezi oldu. Brüksel Pasteur Enstitüsü, Bordet'nin yönetimi altında uluslararası düzeyde saygın bir araştırma merkezi haline geldi. 1907'de Brüksel Özgür Üniversitesi'nde bakteriyoloji profesörü olarak da görev almaya başladı.

Bordet'nin kişisel yaşamı, bilimsel kariyeriyle uyum içindeydi. 1899'da Marthe Levoz ile evlendi ve bu evlilikten bir oğlu ve iki kızı dünyaya geldi. Oğlu Paul Bordet de ileride bir mikrobiyolog olacaktı. Bordet, mütevazı, sakin ve çalışkan bir insandı; gösterişten uzak, tamamen bilimine adanmış bir yaşam sürdü.

Bilimsel Çalışmaları

Bordet'nin bilimsel kariyerinin merkezinde, kan serumunun bakterileri yok etme mekanizmalarının aydınlatılması yer alıyordu. 1890'larda bağışıklık bilimi, hücresel (Mechnikov) ve humoral (Ehrlich) bağışıklık kampları arasında şiddetli tartışmalarla çalkalanıyordu. Bordet, humoral bağışıklık mekanizmalarını deneysel olarak inceleyerek bu tartışmaya önemli katkılarda bulundu.

1895'te Bordet, serum bakteriyolizinin iki ayrı faktörün işbirliğiyle gerçekleştiğini keşfetti. İmmün serumun (duyarlılaştırılmış hayvanın serumu) bakterileri yok etme kapasitesinin, yalnızca ısıya dayanıklı bir bileşenle (antikor/sensibilizatör) değil, aynı zamanda ısıya duyarlı bir bileşenle (aleksin/kompleman) birlikte mümkün olduğunu gösterdi. Serum 56 derece Celsius'a ısıtıldığında bakterisidal aktivitesini kaybediyordu; ancak taze normal serum eklendiğinde bu aktivite yeniden kazanılıyordu. Bu bulgu, bakteriyolizisin iki bileşenli bir sistem gerektirdiğini kanıtlıyordu.

Bordet, ısıya duyarlı bileşeni aleksin olarak adlandırdı (daha sonra Ehrlich tarafından kompleman olarak yeniden adlandırılacaktı). Aleksin, tüm normal serumlarda bulunan, özgül olmayan bir faktördü. Antikor ise bağışıklık yanıtı sonucunda üretilen, özgül bir faktördü. Bakteriyoliz, antikorun bakteriye bağlanması ve ardından komplemenin bu antikor-bakteri kompleksine tutunarak hücre lizisini gerçekleştirmesi şeklinde bir mekanizma izliyordu.

1898'de Bordet, hemoliz (kırmızı kan hücrelerinin parçalanması) fenomeninin de bakteriyolizle aynı mekanizmayı paylaştığını keşfetti. Bir hayvana yabancı kırmızı kan hücreleri enjekte edildiğinde, hayvanın serumunda bu hücreleri parçalayan antikorlar (hemolizinler) oluşuyordu. Hemoliz de, tıpkı bakteriyoliz gibi, hem antikorun hem de komplemenin varlığını gerektiriyordu. Bu gözlem, bağışıklık mekanizmalarının evrenselliğini ortaya koyuyordu.

Nobel'e Giden Keşif

Bordet'nin en etkili keşfi, 1901'de meslektaşı Octave Gengou ile birlikte geliştirdiği kompleman fiksasyonu testidir. Bu test, antikor-antijen reaksiyonunun dolaylı olarak saptanmasını mümkün kılan bir serolojik yöntemdi ve enfeksiyon hastalıklarının laboratuvar tanısında devrim yarattı.

Kompleman fiksasyonu testinin prensibi şöyleydi: antikor ve antijen bir araya geldiğinde, kompleman bu komplekse bağlanır (fikse olur). Eğer kompleman fiksasyonu gerçekleşmişse, ortamda serbest kompleman kalmaz. Bu durum, bir indikatör sistem kullanılarak saptanabilir. Bordet ve Gengou, indikatör olarak duyarlılaştırılmış koyun kırmızı kan hücrelerini kullandılar: eğer serbest kompleman varsa hemoliz gerçekleşir (pozitif kontrol), eğer kompleman fikse olmuşsa hemoliz gerçekleşmez (pozitif test). Hemolizin olmaması, aranan antikor-antijen reaksiyonunun gerçekleştiğini gösteriyordu.

Bu test, son derece hassas ve çok yönlü bir tanı aracıydı. August von Wassermann, Bordet-Gengou prensibini sifiliz tanısına uyguladı ve 1906'da Wassermann testini geliştirdi. Bu test, sifiliz için ilk güvenilir serolojik tanı yöntemi oldu ve yirminci yüzyılın büyük bölümünde standart tanı testi olarak kullanıldı. Kompleman fiksasyonu prensibi, ileride birçok enfeksiyon hastalığının serolojik tanısında da uygulandı.

Bordet'nin bir diğer önemli katkısı, boğmaca basilinin (Bordetella pertussis) izolasyonuydu. 1906'da Gengou ile birlikte boğmaca hastalığının etkenini tanımladılar ve bu basili özel bir besiyerinde (Bordet-Gengou besiyeri) kültüre etmeyi başardılar. Bu keşif, boğmaca aşısının geliştirilmesinin temelini oluşturdu. Boğmaca basili, günümüzde Bordetella cinsinde sınıflandırılmaktadır ve bu taksonomik isim, Bordet'nin onuruna verilmiştir.

Bordet, ayrıca aglütinasyon (kümelenme) reaksiyonlarını ve presipitasyon (çökeltme) reaksiyonlarını ayrıntılı olarak inceledi. Bu serolojik reaksiyonların mekanizmalarını tanımladı ve bunların tanısal uygulamalarını geliştirdi. Kan grubu serolojisi üzerine de çalışmalar yaptı ve transfüzyon güvenliğine katkıda bulundu.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Bordet, Alman işgali altındaki Belçika'da kalmak zorunda kaldı. Bu dönemde araştırma olanakları ciddi şekilde kısıtlandı, ancak Bordet bilimsel çalışmalarına elinden geldiğince devam etti. Savaş sonrasında uluslararası bilim camiasına yeniden katıldı ve Nobel Ödülü'ne aday gösterildi.

Ödül ve Sonrası

1919 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, bağışıklıkla ilgili keşifleri nedeniyle Jules Bordet'ye verildi. Ancak Birinci Dünya Savaşı nedeniyle ödül töreninin ertelenmiş olması nedeniyle, Bordet ödülünü 1920'de Stockholm'de düzenlenen törende aldı. Nobel konuşmasında kompleman fiksasyonunun keşif sürecini ve bağışıklık mekanizmalarının serolojik tanıdaki uygulamalarını anlattı.

Nobel Ödülü sonrasında Bordet, Brüksel Pasteur Enstitüsü'ndeki çalışmalarına devam etti. Bakteriyofajlar (bakterileri enfekte eden virüsler) üzerine araştırmalar yaptı ve bakteriyofaj lizisinin mekanizmalarını inceledi. Bu çalışmalar, viroloji ve moleküler biyoloji alanlarının gelişimine katkıda bulundu. Ayrıca kan pıhtılaşması mekanizmaları üzerine araştırmalar yaptı.

Bordet, uluslararası bilim camiasında saygın bir konuma sahipti ve birçok ülkeden onursal doktora ve üyelik unvanları aldı. Brüksel Pasteur Enstitüsü'nün müdürlüğünü 1940 yılına kadar sürdürdü. İkinci Dünya Savaşı sırasında ileri yaşına rağmen Belçika'da kaldı ve enstitünün faaliyetlerini sürdürmeye çalıştı.

Jules Bordet, 6 Nisan 1961'de Brüksel'de doksan yaşında hayatını kaybetti. Uzun ve verimli bir yaşamın ardından, immünoloji ve seroloji alanlarının kurucularından biri olarak tarihe geçti.

Mirası ve Günümüze Etkisi

Jules Bordet'nin bilimsel mirası, modern immünoloji ve klinik mikrobiyolojinin temellerinde yaşamaya devam etmektedir. Kompleman sistemi, doğuştan bağışıklığın en önemli bileşenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Klasik, alternatif ve lektin kompleman yolları, enfeksiyona karşı savunmada, iltihapta ve doku hasarında kritik roller üstlenmektedir. Kompleman eksikliklerinin otoimmün hastalıklar ve tekrarlayan enfeksiyonlarla ilişkisi, günümüz araştırmalarının önemli konularından biridir.

Kompleman fiksasyonu testi, yirminci yüzyılın büyük bölümünde serolojik tanının temel aracı olmuştur. Sifiliz, influenza, kızamık ve birçok enfeksiyon hastalığının tanısında kullanılmıştır. Modern tanı yöntemleri (ELISA, PCR, hızlı antijen testleri) büyük ölçüde kompleman fiksasyonu testinin yerini almış olsa da, Bordet'nin ortaya koyduğu antikor-antijen etkileşimi prensibi tüm serolojik tanı yöntemlerinin temelini oluşturmaya devam etmektedir.

Bordetella pertussis'in izolasyonu, boğmaca aşısının geliştirilmesine yol açmıştır. Bugün DaBT (Difteri-aselüler Boğmaca-Tetanoz) aşısı, dünya genelinde çocukluk çağı aşı programlarının temel bileşenlerinden biridir. Boğmaca, aşılama programları sayesinde gelişmiş ülkelerde büyük ölçüde kontrol altına alınmıştır.

Kompleman hedefli tedaviler, modern tıbbın gelişen alanlarından birini oluşturmaktadır. Eculizumab gibi anti-kompleman monoklonal antikorlar, paroksismal nokturnal hemoglobinüri ve atipik hemolitik üremik sendrom tedavisinde kullanılmaktadır.

Az Bilinen Gerçekler

  • Bordet, Pasteur Enstitüsü'nde Mechnikov'un laboratuvarında çalışmasına rağmen, araştırmalarını humoral bağışıklık alanına yöneltti. Bu, Mechnikov'un hücresel bağışıklık yaklaşımından bağımsız bir yol izlediğini gösterir.
  • Bordet'nin kompleman fiksasyonu prensibi, Wassermann tarafından sifiliz tanısına uygulanarak yirminci yüzyılın en yaygın kullanılan serolojik testlerinden birine dönüştürüldü.
  • Boğmaca basili, Bordet'nin onuruna Bordetella cinsinde sınıflandırılmıştır. Bu, bilim insanının adının mikrobiyoloji taksonomisinde ölümsüzleşmesidir.
  • Bordet, Nobel Ödülü'nü Birinci Dünya Savaşı nedeniyle bir yıl gecikmeli olarak aldı. Alman işgali altındaki Belçika'da savaş yıllarını geçirmişti.
  • Bordet, doksan yaşına kadar yaşayarak Nobel Tıp laureatları arasında en uzun ömürlülerden biri oldu. Ölümüne yakın yıllara kadar bilimsel faaliyetlere ilgi göstermeye devam etti.
  • Bordet ve Ehrlich arasında kompleman terminolojisi konusunda tartışmalar yaşandı. Bordet aleksin terimini tercih ederken, Ehrlich kompleman terimini önerdi ve sonunda Ehrlich'in terimi kabul gördü.
  • Bordet'nin oğlu Paul Bordet de mikrobiyolog olarak çalıştı ve babasının kurduğu Brüksel Pasteur Enstitüsü'nde görev yaptı.
Dr. Emre Gecer

Dr. Emre Gecer

Yazar

İlgilendiğim bazı şeyler var. Sinema kuramı, senaryo mekaniği, sanat akımları, jazz müzik, finans teorisi, python, yapay zeka, makine öğrenmesi ve tıpın ilgimi çeken konuları gibi. Bunlar hakkında not düşebileceğim, düşüncelerimi paylaşabileceğim bir alan yaratmak istedim. Birazda hayatın içinden anlar, hikayeler eklerim diye düşünüyorum. Buranın zamanla gelişeceğine inanıyorum, belki de uzun vadede bambaşka bir şeye dönüşür. Neden olmasın?