august_krogh_1920

August Krogh: Kapiller Motor Regülasyon Mekanizmasını Keşfeden ve Mikrosirkülasyon Fizyolojisinin Öncüsü (1920)

1920 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, kapiller dolaşımın aktif bir düzenleme mekanizmasına sahip olduğunu keşfeden Danimarkalı fizyolog August Krogh'a verildi. Krogh'un çalışmaları, mikrosirkülasyonun pasif bir süreç olmadığını, dokuların ihtiyacına göre aktif olarak düzenlendiğini gösterdi.

19 Kasım 2020
Dr. Emre Gecer
6 dk okuma

Nobel Bilgi Kartı

  • Ödül Yılı: 1920
  • Alan: Fizyoloji veya Tıp
  • Ödül Gerekçesi: Kapiller motor düzenleme mekanizmasının keşfi nedeniyle.
  • Doğum: 15 Kasım 1874, Grenaa, Danimarka
  • Ölüm: 13 Eylül 1949, Kopenhag, Danimarka
  • Uyruk: Danimarkalı
  • Kurum: Kopenhag Üniversitesi

Hayatı ve Eğitimi

Schack August Steenberg Krogh, 15 Kasım 1874'te Danimarka'nın Jütland yarımadasındaki küçük Grenaa kasabasında dünyaya geldi. Babası Viggo Krogh, bir gemi yapımcısıydı. Annesi Marie Drechmann ise bir bira imalatçısının kızıydı. Denizcilik ve zanaat geleneğinin güçlü olduğu bu kıyı kasabasında büyüyen Krogh, çocukluk yıllarından itibaren doğaya ve hayvanlara karşı derin bir merak duydu. Deniz kenarında geçirdiği saatler, ileride karşılaştırmalı fizyoloji alanına yönelmesinde belirleyici olan bir doğa gözlemciliği alışkanlığı kazandırdı.

Krogh, Aarhus'taki lise eğitimini tamamladıktan sonra 1893'te Kopenhag Üniversitesi'ne kaydoldu. Başlangıçta fizik ve matematik eğitimi almayı düşünüyordu, ancak zooloji profesörü William Sørensen'in etkisiyle biyolojiye yöneldi. 1897'de üniversitede fizyoloji profesörü Christian Bohr'un (ünlü fizikçi Niels Bohr'un babası) laboratuvarına katıldı. Bu karşılaşma, Krogh'un bilimsel kariyerini temelden şekillendirdi. Bohr, solunum fizyolojisi alanında önemli çalışmalar yapıyordu ve Krogh'u bu alanda eğitti.

1903'te Kopenhag Üniversitesi'nden doktora derecesini alan Krogh'un tezi, kurbağalarda deri solunumunun mekanizması üzerineydi. Bu çalışma, karşılaştırmalı fizyoloji yaklaşımının erken bir örneğiydi ve Krogh'un tüm kariyerine damgasını vuracak olan yöntembilimsel titizliğin ilk kanıtıydı. 1916'da Kopenhag Üniversitesi'nde zoofizoloji profesörü olarak atandı ve bu pozisyonda ömrünün sonuna kadar görev yaptı.

Krogh'un kişisel yaşamı, bilimsel kariyeriyle iç içe geçmişti. 1905'te Marie Jorgensen ile evlendi. Marie, kendi başına yetenekli bir bilim insanıydı ve Krogh'un birçok araştırmasında aktif olarak yer aldı. Özellikle metabolizma ve beslenme fizyolojisi alanlarında eşiyle ortak çalışmalar yürüttüler. Bu bilimsel ortaklık, bilim tarihindeki en verimli eş işbirliklerinden biri olarak kabul edilir. Çiftin dört çocuğu oldu.

Bilimsel Çalışmaları

August Krogh'un bilimsel kariyeri, olağanüstü geniş bir yelpazede yer alan fizyolojik araştırmalarla karakterize edilir. Solunum fizyolojisi, gaz değişimi, kapiller dolaşım, karşılaştırmalı fizyoloji, böcek fizyolojisi ve metabolizma gibi alanlarda öncü çalışmalar yaptı. Krogh'un araştırma yaklaşımının ayırt edici özelliği, her fizyolojik soruyu incelemek için en uygun deneysel organizmayı seçmesiydi. Bu prensip, ileride Krogh ilkesi olarak formüle edilecektir: her biyolojik problem için, o problemi çözmek için en uygun bir organizma vardır.

Krogh'un erken dönem çalışmaları, solunum fizyolojisi üzerineydi. Hocası Christian Bohr, akciğerlerdeki gaz değişiminin aktif bir sekresyon mekanizmasıyla gerçekleştiğini savunuyordu. Krogh, bu hipotezi titiz deneylerle test etti ve sonunda hocasının görüşünün yanlış olduğunu kanıtladı: akciğerlerdeki gaz değişimi, aktif sekresyon değil, pasif difüzyon yoluyla gerçekleşiyordu. Bu cesur bilimsel sonuç, Krogh'un entelektüel bağımsızlığının ve deneysel titizliğinin güçlü bir kanıtıydı. Hocasının teorisini çürütmek kolay bir karar değildi, ancak Krogh verinin peşinden gitmeyi kişisel sadakatten daha önemli gördü.

Krogh, difüzyon sabiti kavramını geliştirerek, akciğerlerdeki gaz değişiminin matematiksel modellemesini mümkün kıldı. Oksijen ve karbondioksitin akciğer zarından difüzyon hızlarını ölçtü ve bu değerlerin metabolik ihtiyaçları karşılamak için yeterli olduğunu gösterdi. Bu çalışmalar, solunum fizyolojisinin temellerini oluşturdu.

Krogh'un araştırma odağı, 1910'lardan itibaren kademeli olarak kapiller dolaşıma kaydı. Bu yönelimin tetikleyicisi, dokuların oksijen ihtiyacını karşılama mekanizmasını anlama çabasıydı. Eğer oksijen difüzyonla taşınıyorsa, dokulardaki oksijen dağılımı kapiller ağın yapısına ve işleyişine doğrudan bağlıydı. Krogh, bu soruyu araştırmak için kurbağa mezoenterium (bağırsak zarı) gibi şeffaf dokuları kullandı; bu dokularda kapiller ağ doğrudan mikroskop altında gözlemlenebiliyordu.

Nobel'e Giden Keşif

Krogh'un Nobel Ödülü'ne layık görülen keşfi, kapiller dolaşımın aktif bir düzenleme mekanizmasına sahip olduğunun gösterilmesiydi. 20. yüzyılın başlarında hakim olan görüşe göre, kapiller damarlar pasif, elastik borulardı ve kan akımı yalnızca arteriyollerdeki basınç değişiklikleriyle düzenleniyordu. Kapillerlerin kendi başlarına kan akımını düzenleme kapasitesine sahip olmadığı düşünülüyordu.

Krogh, kurbağa kaslarında ve mezoenteriumda kapiller ağı doğrudan mikroskop altında gözlemleyerek, devrimsel bir keşif yaptı. Dinlenme halindeki dokularda kapillerlerin büyük çoğunluğunun kapalı veya kan akımının olmadığı durumda olduğunu gözlemledi. Doku aktive edildiğinde (örneğin kas kasıldığında), daha önce kapalı olan kapillerlerin açıldığını ve kan akımının dramatik şekilde arttığını gösterdi. Bu gözlem, kapiller kan akımının pasif bir süreç değil, aktif olarak düzenlenen bir mekanizma olduğunu kanıtlıyordu.

Krogh, bu kapiller motor regülasyonun mekanizmasını ayrıntılı olarak inceledi. Kapillerlerin açılıp kapanmasının, kapiller duvarındaki veya prekapiller sfinkterlerindeki düz kas hücrelerinin kasılma ve gevşemesiyle kontrol edildiğini gösterdi. Doku metabolizmasının artması, lokal kimyasal faktörlerin (metabolitler) salınmasına neden oluyor ve bu faktörler kapillerlerin açılmasını tetikliyordu. Bu mekanizma, dokuların artan oksijen ihtiyacının tam olarak karşılanmasını sağlıyordu.

Krogh, kapiller regülasyonun niceliksel boyutunu da ortaya koydu. Dinlenme halindeki bir kasta aktif kapiller sayısının toplam kapiller sayısının yalnızca küçük bir fraksiyonu olduğunu gösterdi. Kas aktivitesi sırasında aktif kapiller sayısı dramatik şekilde artarak, difüzyon mesafesini kısaltıyor ve oksijen dağılımını optimize ediyordu. Krogh, bu süreci matematiksel olarak modelleyerek, Krogh silindiri kavramını geliştirdi: her kapiller, çevresindeki belirli bir doku hacmine oksijen sağlıyordu ve kapillerlerin açılmasıyla bu hacim küçülüyor, oksijenlendirme iyileşiyordu.

Krogh'un kapiller regülasyon keşfi, egzersiz fizyolojisi, şok patofizyolojisi ve doku perfüzyonu gibi alanlarda geniş kapsamlı sonuçlara sahipti. Egzersiz sırasında kaslardaki kan akımının nasıl arttığı, şok durumlarında mikrosirkülasyonun neden bozulduğu ve kronik hastalıklarda doku oksijenasyonunun neden yetersiz kalabildiği, Krogh'un keşfi ışığında anlaşılabilir hale geldi.

Ödül ve Sonrası

1920 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, kapiller motor düzenleme mekanizmasının keşfi nedeniyle August Krogh'a verildi. Krogh, ödülü Stockholm'deki törende bizzat aldı. Nobel konuşmasında kapiller dolaşımın fizyolojisini ve kendi deneysel yaklaşımını ayrıntılı olarak anlattı. Fizyolojik araştırmalarda doğru deneysel modelin seçiminin önemini vurguladı.

Nobel Ödülü'nden sonra Krogh, araştırma alanlarını genişletti. Böcek fizyolojisi üzerine kapsamlı çalışmalar yaptı; böceklerin solunum sistemi (trakeal sistem), ozmotik düzenleme ve metabolizma üzerine öncü araştırmalar gerçekleştirdi. 1924'te yayımladığı Karşılaştırmalı Solunum Fizyolojisi kitabı, alanın standart referans kaynağı haline geldi.

Krogh'un 1920'lerdeki önemli katkılarından biri, ağır su (deuterium oksit) kullanarak metabolik süreçlerin izlenmesi tekniğini geliştirmesiydi. İzotop izleyici tekniklerinin fizyolojik araştırmalarda kullanılmasının öncüsü oldu. Bu yaklaşım, ileride nükleer tıp ve metabolik görüntülemenin temellerini oluşturacaktı.

1922'de Krogh, Kanada'ya yaptığı bir ziyaret sırasında Frederick Banting ve Charles Best'in insülin keşfinden haberdar oldu. Eşi Marie'nin diyabet hastası olması, Krogh'u bu konuya özel bir ilgiyle yaklaştırdı. Danimarka'ya dönerek Hans Christian Hagedorn ile birlikte Nordisk Insulinlaboratorium'u kurdu. Bu laboratuvar, insülinin endüstriyel üretimini gerçekleştiren ilk Avrupa kuruluşu oldu ve ileride Novo Nordisk şirketinin temelini oluşturdu. Bugün Novo Nordisk, dünyanın en büyük diyabet ilaç üreticilerinden biridir.

Krogh, İkinci Dünya Savaşı'nın Danimarka üzerindeki etkilerinden derinden etkilendi. Alman işgali sırasında (1940-1945) araştırma olanakları kısıtlandı. Krogh, 13 Eylül 1949'da Kopenhag'da yetmiş dört yaşında hayatını kaybetti.

Mirası ve Günümüze Etkisi

August Krogh'un bilimsel mirası, fizyolojinin birçok alt dalında derin izler bırakmıştır. Kapiller motor regülasyon keşfi, mikrosirkülasyon fizyolojisinin temelini oluşturmaktadır. Günümüzde mikrosirkülasyon bozuklukları, diyabet, hipertansiyon, sepsis ve kronik yara gibi birçok klinik durumun patofizyolojisinde merkezi bir rol oynamaktadır.

Krogh silindiri modeli, doku oksijenasyonunun matematiksel analizinde hâlâ kullanılmaktadır. Tümör biyolojisinde, tümör anjiyogenezinin ve hipoksik bölgelerin anlaşılmasında Krogh'un kapiller difüzyon modeli temel referans olmaya devam etmektedir. Kanser tedavisinde anti-anjiyojenik stratejiler, kapiller ağın düzenlenmesine ilişkin bilgiye dayanmaktadır.

Krogh ilkesi, karşılaştırmalı fizyoloji ve deneysel biyoloji alanlarında temel bir metodolojik ilke olarak kabul edilmektedir. Deneysel organizmanın araştırma sorusuna göre seçilmesi prensibi, model organizma kavramının temelini oluşturmaktadır.

Novo Nordisk'in kuruluşundaki rolü, Krogh'un bilimsel keşiflerin endüstriyel uygulamaya dönüştürülmesindeki vizyonunun bir göstergesidir. Bugün Novo Nordisk, dünya genelinde milyonlarca diyabet hastasına insülin ve diğer diyabet tedavileri sağlamaktadır.

Az Bilinen Gerçekler

  • Krogh, hocası Christian Bohr'un akciğer sekresyonu teorisini deneysel olarak çürüterek, bilimsel dürüstlüğün kişisel sadakatten önce geldiğini gösterdi. Bu cesaret, bilim etiğinin önemli bir örneği olarak kabul edilir.
  • Krogh'un eşi Marie, birçok araştırmasında aktif ortaktı. Metabolizma ve beslenme fizyolojisi alanlarında birlikte çalışmalar yürüttüler.
  • Krogh, Nobel Ödülü parasının bir kısmıyla insülin üretim tesisinin kurulmasına katkıda bulundu. Bu yatırım, Novo Nordisk'in temelini oluşturdu.
  • Krogh ilkesi, biyologlar arasında yaygın olarak bilinen ve uygulanmaya devam eden metodolojik bir prensiptir. Her biyolojik soru için en uygun model organizmanın seçilmesini önerir.
  • Krogh, böcek fizyolojisi alanında da öncü çalışmalar yaptı. Böceklerin trakeal solunum sistemi ve ozmotik düzenleme mekanizmaları üzerine araştırmaları, entomolojinin temellerini oluşturmuştur.
  • Christian Bohr, ünlü fizikçi Niels Bohr'un babasıydı. Krogh'un hocası olarak, iki Nobel ödüllü ailenin hikayesiyle dolaylı olarak bağlantılıdır.
  • Krogh, son derece yetenekli bir alet yapımcısıydı. Birçok deneysel aletini kendi elleriyle tasarlayıp imal etti; bu pratik yetenek, özgün deneysel yaklaşımlarının geliştirilmesinde büyük avantaj sağladı.
Dr. Emre Gecer

Dr. Emre Gecer

Yazar

İlgilendiğim bazı şeyler var. Sinema kuramı, senaryo mekaniği, sanat akımları, jazz müzik, finans teorisi, python, yapay zeka, makine öğrenmesi ve tıpın ilgimi çeken konuları gibi. Bunlar hakkında not düşebileceğim, düşüncelerimi paylaşabileceğim bir alan yaratmak istedim. Birazda hayatın içinden anlar, hikayeler eklerim diye düşünüyorum. Buranın zamanla gelişeceğine inanıyorum, belki de uzun vadede bambaşka bir şeye dönüşür. Neden olmasın?